Ünye

MİTOLOJİK KENT ÜNYE

11/14 Ağustos tarihleri arasında Ordu Valiliğinin himayesinde ve değerli gezgin dostum Gezginin Ayak İzleri Blogu sahibi Cüneyt Durhan’ın davetiyle gerçekleşen Ordu İli gezisinin bir günü de Ünye’ye ayrılmıştı.

Ordu ili gezi notlarımı yayınlamama rağmen bu kocaman ve dolu dolu ilçeyi Ordu’nun içerisine sıkıştırmaya gönlüm el vermedi.

Ünye Karadeniz kıyısındadır, Ordu ile Samsun ilimizin neredeyse ortasında yer almaktadır, Karadeniz’in en uzun plajlarına sahiptir, şehir oldukça düz bir alanda konumlanmıştır, yukarılara doğru mesire yerleri ve yemyeşil dağları görebilirsiniz. Şehir ekonomisi tarıma ve tabii ki fındığa bağlı olmakla beraber çimento fabrikasının ekonomi içerisindeki yeri önemlidir.

Tarihi çok eskilere dayanır, kuruluşu ve ilk yerleşimler milattan önce başlamış, 15 binli yıllara kadar uzanıyor, yazılı tarihte ilk yerleşik topluluk Kaşkalardı, Hititler, Persler, Pontuslular, Abbasiler, Romalılar bölgede medeniyetler kurdular, Türklere geçişi ise Selçuklular ile oldu, Pontuslu Rumlara karşı büyük savaşlar vermişlerdir. 1920 yılında Ordu’ya bağlanmıştır.

Evliya Çelebi de Seyahatnamesinde Ünye ve Canik Sancağına önemli yer vermektedir. Buralara ilk defa 1640 yılında gelmiş. Bu değerli Osmanlı gezginiyle zaman zaman bir yerlerde karşılaşmak bana mutluluk veriyor, doğru yol üzerindeyim diyorum.

Ünye, Belediyesi, Sivil Toplum Kuruluşları, Yerel Basınıyla oldukça farklı bir ilçe yani sanki ilçe değil de bir il görünümü verdi bana. Belediyeyi vizyonuyla, turizme, kültürel hayata, tarihsel değerlere katkısıyla, sosyal yaşamın içerisinde olmasıyla neredeyse her yerde gördüm hissettim diyebilirim.

Gezimize Belediye bünyesinde hizmet veren Atatürk parkında bulunan sosyal tesislerde kahvaltı yaparak başladık. Burası iki katlı ve büyük bir dış bahçeden oluşan deniz kıyısında bulunan oldukça güzel bir yer.

Kahvaltı sofrası çok zengindi, klasik kahvaltının yanında kuymak ve Ünye pidesi de masaya lezzet kattı.

Kahvaltıdan sonra şehir turumuza başladık, ilkin Ünye Kent ve Canik Dergisinin yönetim ofislerinin olduğu yere geldik, burada gazetecilerle Ünye hakkında sohbetler edip hatıra fotoğrafı çektirdik.

Yolumuz üzerinde bulunan Tarihi Arastasından geçerken halen bakır ustalığının ve el işlerinin yaşatılmasını memnuniyetle izledik.

 Birkaç adım sonra Cumhuriyet Bulvarına çıktık, burası kocaman bir şehir meydanı, burada bulunan çınar ağacının yaklaşık 500 yaşında olması bizlerde hayranlık uyandırdı.

Yolumuza devam ediyoruz, Kadılar Yokuşu’nda sanki zaman tüneline girdik, buradaki binalar oldukça korunmuş, tarihi Ünye evleri bu yol üzerinde, bu sokağa bu ismin verilmesi de Osmanlı döneminde Ünye den çok sayıda kadı yetişmesi ve kadıların çoğunun da bu sokaktan çıkmasıymış.

Müze Evi, Kaptan Evi olarak da biliniyor, 16.Yüzyıl Klasik Osmanlı mimarisinin bir ürünü, 1760 yılında Kaptan Server Bey’in evi olarak yapılmış. Restorasyonu 2010 yılında Ünye Belediyesi tarafından yapılmış ve şu an içerisi geçmişi yansıtan bir müze olmakla beraber, kültürümüzü, tarihimizi canlandıran adeta arkeolog gibi kazan eşeleyen bir faaliyet olarak karşımıza çıktı.

Neler neler yoktu burada, Hacivat Karagöz Kukla Gösterisi,  geçmiş dönem kıyafetleri içerisinde masallar, maniler ve anlamlarını anlatan Sanat Tarihi mezunu bir görevli, ebru sanatının yapıldığı başka bir bölüm ve unutulmuş bulunan sokak oyunları da ayrıca gezimize renk kattı.

Yolumuza devam ederek bu defa Ünye Kalesine geldik. Buraya Niksar karayolundan yaklaşık 7 km sonra ulaşabilirsiniz, M.Ö.250 yılında Pontus’lular tarafından yapılmış, çeşitli kavimler tarafından da kullanılmış, alt tarafından bir mağara yolun şehrin içlerine kadar gittiği düşünülüyor, zirveye çıkışın ise oldukça güç olduğunu söyleyebilirim,

Yunus Emre Türbesi, Ünye’ye yaklaşık 2 km mesafede Kiraztepe mevkiinde, Yunus Emre’ nin mezarının burada olduğuna inanılıyor ve üzerine türbe yaptırılmış, külliyenin olduğu bölgede camii ve sosyal tesisler de mevcut.

Yorgunluğumuzu gidermek için rotamızı şehir merkezine yaklaşık 5 km mesafede bulunan kente ve deniz manzaralı Asarkaya Milli Parkı’na gittik. Burası yemyeşil ormanın içerisinde ve belediye tarafından işletilen yemek, içecek sunan sosyal tesislerin olduğu bir mekan.

Ünye gezimizi yine belediyeye ait bulunan Ünye At Çiftliği ve Binicilik Tesisleri ziyaretimiz ile sona erdirdik. Burada güzel bir kafeterya mevcut, normal yarış atları olduğu gibi küçük sevimli taylar ve midilliler ile de buluşabilir, hayvan sevginizi giderebilirsiniz.

Ünye gezimiz de sona erdi, Karadeniz’in bu güzel beldesini hiçbir zaman unutmayacağım, burada doğup büyüyen, buralarda yaşayan insanların çok şanslı olduğunu düşünüyorum, tüm sevgilerim Ünye’ye,Bu harika geziyi organize eden Gezginin Ayak İzleri Blogunun yazarı Cüneyt Durhan’a,

Bu güzellikleri ülkemiz ve dünya insanına tanıtmayı amaçlayan vizyon sahibi değerli Ordu Valisi Sn. İrfan Balkanlıoğlu’na, Sn. Ordu İl Kültür Turizm Müdürü Uğur Toparlak’a, Sn. Ünye Belediye Başkan Yrd. Erhan Eren’e ve Basın Danışmanı İlhan Kartal’a ve isimlerini bilmediğim misafirperver diğer Belediye Personeline, Ordu Valiliği Basın Danışmanı Mustafa Sezer’e teşekkür ediyorum,

Bu vesile ile bir arada olduğum ve hepsini çok sevdiğim değerli seyahat bloggerları arkadaşlarıma kucak dolusu sevgilerimi sunuyorum,

Amcaoğlu, Bilinmeyen Rota, Çapulcu Yollarda, Çelebi Alper, Dünya’nın Yerlisi, Geze Geze Türkiye, Küçük Dünya-Yaprak Keşifte, Gezgin Kadınlar, Gezgin Kedi, Gezgin Martı, Gezmek Güzel, Geziyorumoyleysevarim, Giyen Bayan, Küçük Dünya, Pustoo Dünya, Seyyahça, Tadında Seyahat, Yoldaki,

(Visited 137 times, 1 visits today)